Sözlük

Sözlük

APT

Advanced Persistent Threat (APT), gelişmiş ve sürekli tehdit anlamına gelir. APT, genellikle bilgisayar ağlarına yönelik sofistike ve uzun vadeli siber saldırıları tanımlayan bir terimdir. Bu tür saldırılar genellikle devlet destekli veya organize suç örgütleri tarafından gerçekleştirilir.

APT saldırıları, genellikle birçok aşamadan oluşan karmaşık süreçlerdir. Saldırganlar, hedef ağı dikkatlice analiz eder, zayıf noktaları belirler ve daha sonra bu zayıf noktaları kullanarak sistemlere sızarlar. APT saldırıları, genellikle hedef sistemlere sızdıktan sonra uzun süre boyunca algılanmadan kalma eğilimindedir, bu da saldırganlara yavaş ve sessiz bir şekilde hareket etme fırsatı tanır.

Bu tür saldırıların temel amacı genellikle uzun vadeli casusluk, bilgi çalma veya sistemleri kontrol altında tutma üzerinedir. APT saldırıları, gelişmiş kötü amaçlı yazılımları, hedefe özgü saldırı tekniklerini ve sosyal mühendislik stratejilerini içerebilir. Saldırganlar, hedef ağına sızdıktan sonra devam eden bir tehdit oluşturarak sürekli bir varlığı sürdürmeye çalışırlar.

Organizasyonlar, APT saldırılarına karşı korunmak için güvenlik önlemlerini sürekli olarak güncellemeli, ağlarını izlemeli ve olası tehditleri tespit etmek için gelişmiş güvenlik sistemleri kullanmalıdır.

Sözlük

Attack Surface

Attack Surface, siber güvenlikte, bir organizasyonun veya sistemlerin siber saldırılara açık olan kısımlarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Basitçe ifade etmek gerekirse, bir saldırganın sisteminize zarar verebilmek için kullanabileceği tüm potansiyel yolları ve yöntemleri ifade eder. Attack surface'ın ana unsurları şunlardır:

  • Fiziksel Varlıklar: Sunucular, bilgisayarlar, ağ cihazları gibi fiziksel cihazlar.
  • Yazılım ve Uygulamalar: İşletim sistemleri, web uygulamaları, veritabanları ve diğer yazılımlar.
  • Ağ Altyapısı: Ağ bağlantıları, VPN'ler, kablosuz ağlar ve diğer ağ bileşenleri.
  • Kullanıcı Arayüzleri: Web siteleri, mobil uygulamalar ve diğer kullanıcı arayüzleri.
  • API'ler ve Hizmetler: Uygulama programlama arayüzleri (API'ler), mikro hizmetler ve dış servisler.
  • Veri Depolama: Bulut depolama, harici diskler ve diğer depolama çözümleri.
  • İnsan Faktörü: Çalışanlar, müşteriler ve diğer kullanıcılar da bir sistemin saldırı yüzeyini etkileyebilir, özellikle sosyal mühendislik saldırıları ve insan hataları söz konusu olduğunda.

Attack surface'ı azaltmak, siber güvenliği artırmak için temel bir yöntemdir. Bu, potansiyel saldırı noktalarını sınırlayarak ve güvenlik önlemlerini güçlendirerek yapılır. Riskleri azaltmak için düzenli güvenlik değerlendirmeleri, yama yönetimi ve çalışan eğitimleri gibi uygulamalar önemlidir. Saldırı yüzeyini tanımlamak ve yönetmek, herhangi bir siber güvenlik stratejisinin temel bir parçasıdır ve organizasyonların siber tehditlere karşı daha dayanıklı olmalarını sağlar.

Sözlük

Botnet

Botnet

Sözlük

Firewall

Firewall

Sözlük

Pentest

Pentest, organizasyonların bilgi sistemlerinin güvenliğini değerlendirmek ve zayıf noktalarını belirlemek amacıyla yapılan bir güvenlik testidir. Bu test, bilgisayar korsanlarının veya kötü niyetli kişilerin kullanabileceği açıkları tespit ederek önlem alınmasına yardımcı olur.

Pentest süreci genellikle iki ana aşamadan oluşur. İlk aşama, pasif bilgi toplama olarak adlandırılır. Bu aşamada, hedef sistemle ilgili genel bilgiler toplanır ve olası zayıf noktalar belirlenir. Ardından, aktif bilgi toplama aşamasına geçilir. Bu aşamada, sistem üzerinde aktif olarak testler gerçekleştirilir ve güvenlik açıkları tespit edilir.

Pentest'in temel amacı, saldırıya uğrama olasılığını en aza indirerek bir organizasyonun bilgi güvenliğini artırmaktır. Bu test, siber saldırılara karşı savunma mekanizmalarını güçlendirmek, hassas verileri korumak ve olası güvenlik açıklarını kapatmak için stratejik bir araçtır. Pentest, siber güvenlik uzmanları veya etik hackerlar tarafından gerçekleştirilir. Bu uzmanlar, saldırıyı simüle ederek gerçek dünya senaryolarını taklit eder ve organizasyonun güvenlik düzeyini test eder. Pentest raporları, tespit edilen güvenlik açıkları ve önerilen düzeltici önlemlerle birlikte sunularak, organizasyonların güvenlik politikalarını güncellemelerine ve siber saldırılara karşı daha güçlü bir duruş sergilemelerine yardımcı olur.

Sözlük

Phishing (Oltalama)

Phishing (Oltalama), genellikle e-posta, telefon araması veya sahte web siteleri gibi yöntemlerle kişisel bilgileri veya hassas verileri ele geçirmeye çalışan kötü niyetli bir saldırı taktiğidir. Bu tür saldırılarda, saldırganlar kendilerini güvenilir bir kaynak olarak tanıtarak, kurbanlarından kullanıcı adları, şifreler, kredi kartı bilgileri veya diğer kişisel bilgileri elde etmeye çalışırlar.

Saldırganlar aynı zamanda hedeflenen kişileri sosyal mühendislik teknikleri kullanarak manipüle edebilirler. Örneğin, kendilerini kurum çalışanı, banka yetkilisi veya güvenlik görevlisi gibi tanıtarak kurbanın güvenini kazanmaya çalışabilirler. Phishing'e karşı korunmak için, kullanıcılar gelen e-postaları dikkatlice incelemeli, bilinmeyen veya şüpheli bağlantılara tıklamamalı ve kişisel veya finansal bilgileri paylaşmadan önce iletiyi gönderenin gerçekten güvenilir bir kaynak olup olmadığını doğrulamalıdırlar. Ayrıca, çift doğrulama gibi ek güvenlik önlemlerini kullanmak ve güvenlik yazılımlarını güncel tutmak da phishing saldırılarına karşı korunmada yardımcı olabilir.

Sözlük

SIEM

Security Information and Event Management (SIEM), güvenlik bilgisi ve olay yönetimi anlamına gelir. SIEM, bir organizasyonun bilişim sistemlerinden ve ağlarından gelen güvenlik olayları ve bilgilerini toplamak, analiz etmek, raporlamak ve izlemek için kullanılan bir güvenlik teknolojisi ve süreçler bütünüdür.

SIEM sistemleri, çeşitli kaynaklardan (güvenlik cihazları, sunucular, ağ cihazları, uygulama günlükleri, vb.) gelen güvenlik olaylarını toplar. Bu olaylar, potansiyel güvenlik tehditlerini belirlemek, saldırıları tespit etmek ve yanıtlamak amacıyla analiz edilir. SIEM ayrıca olayları düzenler, günlükler ve raporlar oluşturur, güvenlik ekiplerine anlamlı bilgiler sunar ve olası güvenlik ihlallerini daha hızlı tespit etmelerine yardımcı olur.

SIEM'in temel avantajlarından biri, organizasyonların güvenlik olaylarını merkezi bir konumdan yönetmelerini sağlamasıdır. Bu, ekiplerin büyük veri setlerini analiz etmelerine, saldırıları tespit etmelerine ve müdahale etmelerine yardımcı olur. Ayrıca, uygun güvenlik politikalarına uygunluk ve düzenleyici gereksinimleri karşılamak için kullanılan bir araç olarak da değerlidir.

SIEM, siber güvenlik stratejilerinin önemli bir parçası olarak görülmekte ve organizasyonların güvenlik açıklarını hızla tespit edip ele almalarına yardımcı olarak bilişim güvenliğini güçlendirmektedir.

Sözlük

SOAR

SOAR

Sözlük

XDR

Extended Detection and Response (XDR), genişletilmiş tespit ve tepki anlamına gelir. XDR, siber güvenlikte bir yaklaşım ve teknoloji setini ifade eder. Bu yaklaşım, gelişmiş tehditlerle başa çıkmak için tespit ve yanıt yeteneklerini genişleterek, çeşitli güvenlik olaylarını ve tehditleri daha bütünsel bir perspektiften ele almaya odaklanır.
XDR, geleneksel Güvenlik Bilgi ve Olay Yönetimi (SIEM) sistemlerinin ötesine geçer. XDR, genellikle endpoint güvenliği, ağ güvenliği, güvenlik bilgisi ve olay yönetimi, tehdit istihbaratı gibi güvenlik teknolojilerini entegre ederek, organizasyonlara daha kapsamlı bir tehdit görünümü sağlar. Bu, siber saldırıları tespit etmek, yanıtlamak ve bunlara karşı daha hızlı ve etkili bir mücadele stratejisi geliştirmek için kullanılır.
XDR, tehditlerin çoklu aşamalı saldırılar şeklinde evrimleştiği modern siber güvenlik ortamında etkili bir araçtır. XDR, organizasyonların savunma stratejilerini güçlendirmelerine yardımcı olur, ağ genelinde daha iyi görünürlük sağlar ve tehditlere daha hızlı tepki verilmesini mümkün kılar.
Bu bütünleşik yaklaşım, siber güvenlik ekiplerine daha fazla otomasyon ve daha az yanıltıcı alarm ile karmaşık tehditlere karşı daha etkili bir mücadele yeteneği sunar.

Sözlük

ZeroDay

ZeroDay, bilgisayar sistemlerindeki güvenlik açıklarının aniden keşfedildiği ve genellikle yazılım geliştiricileri tarafından henüz fark edilmemiş veya düzeltilmemiş olduğu bir durumu ifade eder. Bu tür güvenlik zafiyetleri, bilgisayar korsanlarının sistemlere sızarak veriye erişim, zararlı yazılım yerleştirme veya sistemleri kontrol altına alma gibi amaçlarla kötü niyetli saldırılarda bulunmasına olanak tanır.

ZeroDay terimi, bir güvenlik açığının keşfedildiği an ile geliştiricilerin bu açığı kapatmak için bir düzeltme yayınladığı an arasındaki süreyi ifade eder. Bu tür güvenlik risklerini azaltmak için, düzenli güvenlik kontrolleri yapılmalı, sistemler güncel tutulmalı ve geliştiriciler hızlı bir şekilde güvenlik açıklarını tespit edip gidermelidirler. Sonuç olarak, ZeroDay açıkları, hızlı bir tepki gerektiren ve ciddi bir tehlike oluşturan yeni keşfedilen güvenlik açıklarını ifade eder; bu tür zafiyetlerin önlenmesi için sürekli güvenlik önlemleri alınmalı ve hızlıca düzeltilmelidir.